♥ Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.
♥ Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir, helvadır.
♥ Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
♥ Pisler, pisliklerini yapar ama sular da temizlemeye çalışır.
♥ Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.
♥ Nasıl olur da deniz, köpeğin agzından pislenir, nasıl olur da güneş üflemekle söner?
♥ Akıl padişahı kafesi kırdı mı, kuşların her biri bir yöne uçar.
♥ Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir.
♥ Eşeğe, katır boncuğuyla inci birdir. Zaten o eşek, inciyle denizin varlığından da şüphe eder.
♥ Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamaesından ileri gelir.
♥ Oruç tutmak güçtür, çetindir ama Allah'ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından, bir derde uğratmasından daha iyidir.
♥ Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana, içinde inci vardır.
♥ Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.
♥ Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
♥ Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler.
♥ Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.
♥ Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları. Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?
♥ Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen, başı kırılmaz. Toprakla, suyla baş yarmak istiyorsan, toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.